MUTLAK HABER

Onlar bize Osmanlı'dan yadigar! Yavuz Bahadıroğlu yazdı...

20-01-2017 16:43

Havalar oldukça soğudu. Dışarı adım atılamaz günler gördük, görüyoruz. Tüm bu soğuk günlerde sokak hayvanlarını unutmamamız gerek. Onlar aynı zamanda Osmanlı'dan yadigar...

Karlı, yağmurlu ve oldukça soğuk kış günlerinden geçiyoruz. İşe gitmek dışında herhangi bir sebeple dışarı çıkmamayı tercih ediyoruz. İşte bizim tercihen yapmadığımız bir şeyi sokak hayvanları mecburen yaşıyorlar. Yiyecek ihtiyaçları da cabası.

Yeni Akit Gazetesi usta yazarı Yavuz Bahadıroğlu, bugünkü köşe yazısında belki de hiç duymadığınız bir konudan bahsetti. Osmanlı'da hayvanlar ve doğa ile insanların ilişkisi.  Bir çok günler hayvanlara yapılan işkence haberleri ile vicdanımız yerle bir oluyor. Ama biz Osmanlı'nın evlatlarıyız ve sokak hayvanları ecdadlarımızdan bize vasiyet ve yadigar.

Usta tarihçi Bahadıroğlu, köşesinde vicdan imtahanına öyle güzel sokmuş ki bizi, bunu yayınlamasak vicdanımız bizi yalnız bırakacaktı sanki.

YARADILANI SEVMEK, YARADAN'DAN ÖTÜRÜ

Usta Bahadıroğlu, bu sözden yola çıkarak vicdan deryasında bizi yola çıkarıyor ve diyor ki:

"Eğer “Yaradan’dan ötürü yaradılanı sevme” kuralına inanıyorsanız, yalnız insanları değil, hayvanları ve bitkileri de sevgiyle kucaklayacaksınız.

Onların da “yaşama hakkı”na saygı gösterecek, “insanî zekâ”nızı “hayvanî” bir öldürme güdüsüne kurban etmeyeceksiniz.

Hatırlayalım ki biz, “Nil kıyısında kuzuyu kurt kapsa, hesabı Ömer’den sorulur” şeklinde bir “yönetim ahlâkı”nın da mirasçılarıyız."

HAYVANLARI SEVMEK

Osmanlı'da kasaplar belli sayıda hayvana yemek vermekle yükümlülerdi. O tarihlerde Şam'da kedi ve köpekler için bir hastane mevcuttu. Ve Bahadıroğlu örnekleri oldukça çopalttı: 

"Elisee Recus’un, 1880’lerde yayınladığı “Küçük Asya” isimli eserinden bir paragraf okuyalım:

“Osmanlılardaki iyilik duygusu hayvanları dahi kucaklamıştır. Birçok köyde eşekler haftada iki gün izinli sayılır.”

Ünlü Fransız şair Lamartine’den de bir tespit aktaralım:

“Osmanlı Müslümanları canlı ve cansız mahlûkatın hepsiyle iyi geçinirler. Ağaçlara, kuşlara, köpeklere, velhasıl Allah’ın yarattığı her şeye hürmet ederler… Bütün sokaklarda sokak köpekleri için muayyen (belirli) aralıklarla su kovaları sıralanır."

ATLARA YÜKÜNDEN FAZLASINI VERMENİN CEZASI...

“Türkiye’nin bazı şehirlerinde kediler için özel binalar yapılmış, onların hizmetine bakıcılar verilmiş, hattâ tedavileri ve beslenmeleri için vakıflar vücuda getirilmiştir.

Atları ağır yüklerden kurtarmak suretiyle gösterdikleri insaniyeti ve Türk adliyesinin hayvanlara taşıyabildiklerinden fazla yük taşıtanlara karşı o yükleri kendi sırtlarında taşımak cezasını tayin eden kararlarını yerecek değilim, ama birçok kibar adamın büyük meydanlarda kediler için ciğer vesaire satan kebapçı dükkânlarından kebap alıp dağıtmalarını tamamen gülünç sayarım.”

İşte o asırlarda hayvan sevgisi Osmanlı'da dededen toruna geçen bir miras gibiydi. Bahadıroğlu, soğuk günlerde bu yaradılanları şevkat ve sevgi ile hatırlamamızı ve elimizden geleni yapmamızı öğütlüyor.

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

MUTLAK HABER © 2015 Tüm hakları saklıdır   [Künye]   [İletişim]   [Kullanım ve Gizlilik şartları]   [Rss]    mutlakhaber.com Doğan Haber Ajansı abonesidir.

Adres: Başakşehir 1. Etap A-2 Blok D:3 Başakşehir - İSTANBUL
İletişim: (0212) 552 8181